Yo-Yo Tarihçesi
Hepimizin çocukken oynadığı oyuncaklardan olan Yoyo,günümüze kadar
bir çok aşamalardan gelerek bizleri eğlendirmiştir. Yoyonun, ilk
olarak Çin'de kullanıldığına inanılmaktadır.Ancak yoyo hakkında ilk
tarihsel metin M.Ö 500 yılında Yunan metinlerinde görülmüştür.Bu
eski oyuncak ağaç kabuğu ve metaldan yapılmış bir diskten
oluşmuştur.Bu zamanda yapılmış ve şu an Yunanistan'daki Atina Milli
Müzesi'nde bulunan çömlek vazo'da Yunan Gençliği'nin yoyoyla oynarak
eğlendiği anlaşılır.Eski zamandan kalma Mısır'lı tapınakların
üzerindeki resimlerde Mısırlılarında yoyoyu kullandığı
bilinmektedir.
Çinlilerin kullandığı yoyo Yine tarihi kayıtlar göstermekteki ,16.
yüzyılda Filipinli avcılar ,vahşi hayvanları ,ağaçtan yapılan bir
cisim ve uzun bir ipi,avlarının altına atmak suretiyle
yakalamışlardır. Bu silahtaki ip yukarı çekilir ve av ip içerisinde
çabalayarak döner.
Bu ,pratik yoyonun silahın günümüz yoyosuna ilham verdiği
söylenmektedir. Fakat , bunun tamamen bir hayali bir fikir olduğu
gözümüzden kaçmamalıdır. Yoyo'nun çıkış noktası ister Çin olsun
ister Filipinler ya da Mısır ,sonuçta Yoyo çok uzun bir zaman
periyodu içerisinde çocukların favori oyuncağı olduğu aşikardır.
Yoyonun bahsi geçtiği bir diğer tarihçe ise 1765'de yapılan bir
Hindistan kutusunun varlığıdır.Bu ufak kutunun üzerinde elle çizilen
yoyosu ile oynayan kırmızı elbiseli minik bir kız çocuğunun resmi
vardır. Bundan 25 yıl sonra ise yoyo bir şekilde Avrupa'ya seyahat
eder.Böylece yoyo artık İngiliz ve Fransız Aristokratlarının elinde
bulunuyordu.
Yoyo Fransa boyunca yayıldı ve genelde stres atmak içinde kullandı.
Artık ismi JOUJOU DE NORMANDIE olmuştu. Bu da Amerikalıların Yoyo
olarak isimlendirdiği oyuncağın isim kökünü oluşturmuştu. Oyuncağa
olan bu ilgi Figaro'nun Düğünü adlı piyes'te de dile
gelmişti.Piyes'in yazarı BEAUMARCHAIS yoluyla delillendirilen bu
oyunda sıkıntı atmak için yani düşüncelerinizi boşaltmak için
oyuncakların araç olduğu söylenmişti.
Tarihler 1789 yılını gösterdiğinde ise ,yapılan bir temsili resimde
geleceğin kral adayı 4 yaşındaki 17.Louis'in elinde bir L'emigrette(yoyo)
bulun maktaydı.Fransız yaşam biçimleri ve köylülerin ayaklanması
sırasında Fransız Aristokrasisinin Paris ve Almanya'ya gitmeye
zorlanması sıralarında cam ve fildişinden yapılmış yoyolar
,aristokratların elindeydi. L'emigrette burda "ülkeden ayrılmak"
anlamına gelen fransız terimidir. Yoyo'ya Fransa'da verilen bir
başka isim ise "De Coblenz"(Fransız şehri).
Aslına bu isimler, oyuncaklar ile Fransız devrimi arasında önemli
tarihsel bağlantıyı yansıtırlar.
Daha sonralari İskoçya ve Fransa'dan geçerek çılgın yolculuğuna
İngiltere'de devam eden yoyo, İngiltere'de fransızca bir kelime olan
bandrole olarak adlandırıldı. Bunun anlamı Fransız züppesi
idi.1791'de ise ileride kral olarak 4. George bu bandrole ile
eğlendi.Kral adayının bu oyuncağı kullanması İngiltere'de Yoyo'nun
popüler oyuncak olmasında önemli rol oynadı.Ve ünlü kimseler yoyoyu
elinden bırakmadı. Amerika'da yoyonun kullanıldığına dair ilk kayıt
1866 tarihlidir.O zamanlar taşıt yoluyla Ohaio'ların evlerine ulaşan
yoyo "improved bandrole" yani gelişmiş bandrole olarak patenti
alındı.
1 yıl sonra ise Alman göçmen Charles Kirchoff ,dönen tekerleği
endüstri yel yoyoya ilk ivmeyi verdi.Artık yoyo ticari bir oyuncak
olmuştu.1911'lere kadar ,çeşitli patentlere karşın yoyo, pek de
önemsenmedi. Ta ki Ünlü Scientific Amerikan dergisi 1916 yılında
yoyo hakkında bir makale yayınlayıncaya kadar.Makale de oyuncağın
Filipinlerden geldiği anlatılıyordu. Ve yoyo olarak
isimlendirdi.Bunun sebebinin de Filipinlilerin kullandığı kelime
olan yoyonun "come come"( gel gel )ve " to return(geri dönmek)"
anlamını taşımasıydı.
Bu makalenin üzerine yoyo tüm Amerika'da duyuldu.Bu arada
Filipinlere geri dönersek , Filipin yerlilerinin bu oyuncak
konusunda uzman olduğu söylenebilir.Yoyoyu harika oyma tekniklerini
kullanarak odunu biçimlendirerek oluşturmuşlardı.Daha sonra ip
yardımıyla dingili döndüren sistemi geliştirdiler. Ve bugünkü
yoyonun kalıbını bu şekilde yön vermişlerdir. 1928 ve 1929
yıllarında iş adamı DONALD F DUNCAN, San Francisco'da iken yoyonun
geleceğini gördü ve Yoyonun kaderini çizdi. Aslında Yoyo severler
Duncan'ın bazı kararlarını olumsuz gibi algılasalar da ,bir bakıma
da yeni yoyo severlerin bu yolla oluşacağından seviniyorlardı.
1946 yılında Duncan Şirketi saatte 3600 yoyo üretmeye başlamıştı.Ve
her yıl 1 milyon yoyonun yolu açılmıştı.Akçağaçtan yapılan yoyolar
dünyayı kasıp kavuruyordu. 1960 yıllar plastik yoyonun yıllarıydı.
Satışlar git gide artıyordu.Ve Dunca Şirketi 45 milyon yoyoyu 40
milyon çocuğa satmayı başararak bir rekor kırdı.
Yoyo Amerika'da oldukça tuttu ve uğruna bir çok milli organizasyon
gerçekleşti. Dünyanın her yerinden gelen yoyocular bu yarışmalarda
hünerlerini sergiledi. Hatta yarışmalara bazı katı kurallar
konuldu.Örneğin yarışmaya katılan yarışmacılara Dünya'nın her yerini
gezme şartı konuldu.Bu kimimize anlamsız gelebilir ama bu kural
sayesinde yoyo bayağı bir yol kat etti ve dünyadaki ününe ün
kattı.Ünlüler koleksiyonlarını sergiledi ve oldukça yüksek
ücretlerle müzayedelerde satıldı.
Bunun yanında yoyo bilimsel alanlarda da kullanıldı. Örneğin NASA bu
konuda oldukça ayrıntılı bir çalışma yaptı.1996'da uzaya yolladığı
STS-75 uydusu ile yoyo artık uzaya da ayak basmış oldu. Bu salınım
belki küçüktü ama insanlık için büyük hareketlere neden olması
şüphesizdi.Bu konuda NASA astronotu ile yapılan bilimsel röportajda
sorulan soru ve cevabı şöyle idi:
"KUVVET ERGOMETER NE OLDUĞU AÇIKLAYABİLİR MİSİNİZ ? "
"YOYO yu İsviçreli araştırmacılarla birlikte deneysel olarak
kullandık. YOYOYU aşağı atarsınız, açılır ve yoyo içindeki enerjiyi
bildirirsiniz." Buradaki amaç yoyonun yaptığı hareketini ve yavaş
dönüşümü incelemekti.Yoyonun yaptığı hareket sonrası biriken enerji
ise ilginçti. Yoyo nasıl enerjiyi tutuyordu? Bunun cevabını
bulduklarında ise artık araç içindeki insan hareketlerini kontrol
edebileceklerdi. Bildiğiniz gibi yoyoyu aşağı atarsınız ve bir
sonraki gelişinde onu aşağı çekecek hiç bir ağırlık yoktur.
www.yoturk.com dan alıntıdır.